Perşembe, 12 Sha'aban 1440 | 2019/04/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Danimarka Hükümetinin Alkışlamasıyla Kur’an-ı Kerim Yakıldı

22 Mart 2019’da Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki Müslüman şehitlerle dayanışma içerisinde olmak, Danimarka hükümeti ve Batılı hükümetlerin, İslam ve Müslümanlara yönelik düşmanca iklimi beslemedeki sorumluluklarına işaret etmek için yaklaşık 1000 Müslümanın Cuma namazı kılmak maksadıyla Parlamento Meydanı’nda toplandıkları sırada bölgeye 100 metre uzaklıkta İslam’a karşı yine nefret dolu bir eylem gerçekleştirildi. Namaz kılınan meydanın diğer tarafında toplanan çok sayıda insan, birbirlerine Kuran’ın bir kopyasını attılar ve sonunda onu yaktılar. Bütün bunlar, yetkililerin bilgisi ve koruması dâhilinde gerçekleşmiştir.

Bazı insanlar Parlamento Meydanı’ndaki faaliyetlerinden ötürü hemen Hizb-ut Tahrir’e eleştiri oklarını yönelttiler ve bu etkinliğin bir provokasyon olduğunu ve bu pis faaliyete neden olduğunu iddia ettiler. Geçmişte Kuran’ı yakmak ve ülkenin farklı bölgelerinde uzun süredir ayaklar altında çiğnenmek gibi benzer nefret eylemleri olduğu gerçeğini göz ardı ettiler. Bu ihlaller her seferinde hükümetin onayı ve gözetimi altında meydana gelmiştir. Aynı zamanda İmam Yasası çıkarılmıştır. Yasa, Batının kanun ve değerleriyle çeliştikleri takdirde imamların İslam’ın değer ve yasalarını açıklamasını önlemeyi amaçlıyor. Bu yasanın ilk uygulamasının 26 Mart 2019’da gerçekleşmesi bekleniyor. Danimarka hükümeti, ifade özgürlüğü adı altında Kuranın yakılmasını alkışladı ve bunun devam etmesi için çok büyük gayret sarf ediyor. Danimarkalı politikacıların ikiyüzlülüğü sınırsızdır; Özgürlük adına, Kuran’ın yakılmasına izin veriliyor. Özgürlük adına Danimarkalı siyasetçiler, imamların ağzına gem vurdular. Özgürlük adına peçe yasaklandı. Özgürlük adına ardışık Danimarka hükümetleri, Müslüman ülkelerdeki savaşlara katıldılar. Bu yalan ve sahte özgürlük adına Danimarkalı politikacılar, İslam karşıtı tutum aldılar, Müslümanlar hakkında şüphe oluşturmaya, nefret ve kötülük yaratmaya çalıştılar. Nefret ve kötülük iklimi sadece bir kelime ya da retorikten ibaret değil. Söylemler onu beslese de Müslümanları topluma asimile etme politikasını meşrulaştırmak ve çok sayıda hayata ve insanların acı çekmesine mal olan Müslüman ülkelerdeki savaşlara katılımı sağlamak için kullanılıyor. Tüm Batı dünyasında egemen olan bu iklim, Yeni Zelanda’da iki camide meydana gelen korkunç katliam ve Danimarka’nın birçok yerinde Kuran’ın yakılması, yirmi yıldır Danimarkalı ve Batılı politikacıların uyguladıkları politikaların çürük meyveleridir. Yaklaşan parlamento seçimlerinden önce bu dönemde çeşitli partilerin, Müslümanların oylarını kazanma umuduyla sağcı aşırılık yanlısı bir duruş sergilemeleri bekleniyor. Oysa Müslümanlar bunlara oy vermek yerine yaratılan nefret ve düşmanlıktan, toplumda meydana gelen gedikten bu politikacıları sorumlu tutmalıdır. Aşırı sağ kanat tehdidi, ıssız yerden gelen hayali bir canavar değildir, aksine Danimarka ve Batıdaki siyasi çevrelerde egemen olan, hem kırmızı hem de mavi hükümetlerin katkıda bulunduğu eğilimlerin doğal bir sonucudur.

Seküler özgürlükler, açıkça iflas etmiştir ve Müslüman ülkelere sunacak hiçbir şeyleri kalmamıştır. İslam düşmanlarının kendi ilkelerini ihlal etmeleri, zayıflıklarının ve umutsuzluğun bir kanıtıdır. Kuran’ın ne kadar kopyası yakılırsa yakılsın İslam ümmeti, Kuran’ın mesajının dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca Müslümanın gönlünde matbu olduğunu kanıtlamıştır. Ne kadar sıkıntı yaşarsak yaşayalım bizim kendisine bağlılığımızı artıran bu mesajdır.

وَلاَ تَهِنُوا وَلاَ تَحْزَنُوا وَأَنْتُمُ الأَعْلَوْنَ إِنْ كُنْتُمْ مُّؤْمِنِينَ “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” [Ali İmran 139]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
İskandinavya


H. 19 Raceb 1440
M.  Salı, 26 Mart 2019

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER