Pazar, 15 Sha'aban 1440 | 2019/04/21
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Mübarek Toprak (Filistin): Tulkarem’de “Hilafet, Allah’tan Bir Zafer ve Yakın Bir Fetihtir” konulu konuşma

  • Kategori Filistin
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak Filistin:
Tulkarem’de “Hilafet, Allah’tan Bir Zafer ve Yakın Bir Fetihtir” konulu konuşma

Hilafetin yıkılışının 98. yıldönümünü anma vesilesiyle ve Hizb-ut Tahrir'in küresel faaliyetlerinin bir parçası olarak bu büyük acılı günü İslam ümmetine hatırlatmak amacıyla Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak Filistin Tulkarem’de Ömer Bin Hattab Camiinde “Hilafet, Allah’tan Bir Zafer ve Yakın Bir Fetihtir” konulu konuşma düzenledi.

Konuşmayı gerçekleştiren Ebu Enes El-Hosari tarihten ders çıkarılması gerektiğine vurgu yaptı. El-Hosari Hilafetin yıkılışının yıldönümünü hatırlattı ve tekrar ikamesinin yolunu anlattı. Ayrıca Ümmetin Âlimlerine, ordularına ve gençlerine seslenerek Hilafet çağrısına icabet etmelerini ve bu büyük farzı yerine getirmeye davet etti.

Daha sonra İsra ve Mirac hakkında konuşan El-Hosari, El-Aksa’nın önemine vurgu yaptı. Aksa’nın kurtuluşun tek yolunun Salahaddin Eyyubi'nin Hittin savaşıyla kazanması gibi ancak mümkün olduğunun altını çizdi.

Pazartesi, 25 Recep 1440 H – 01 Nisan 2019 M

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Mübarek Toprak Filistin Delegasyonu

Devamını oku...

Mübarek Toprak (Filistin): El-Halil’in batısındaki Atena şehrinde “Hilafetin İkamesi Kaçınılmazdır” başlıklı konuşma

  • Kategori Filistin
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak Filistin:
El-Halil’in batısındaki Atena şehrinde “Hilafetin İkamesi Kaçınılmazdır” başlıklı konuşma

Hilafetin yıkılışının 98. yıldönümünü anma vesilesiyle ve Hizb-ut Tahrir'in küresel faaliyetlerinin bir parçası olarak bu büyük acılı günü İslam ümmetine hatırlatmak amacıyla Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak Filistin El-Halil’in batısındaki Atena şehrinde Ömer Mescidinde “Hilafetin İkamesi Kaçınılmazdır” konulu konuşma düzenledi.

Konuşmada geçen önemli başlıklar:
1. Allah’ın zaferine güvenmek ve Hilafet Allah’ın vaadi Rasulullah’ın müjdesidir.
2. Ümmet maruz kaldıklarına rağmen değişim için hazırdır
3. Kafirlerin Ümmete saldırılarının yoğunlaşması Hilafetin ikamesi ile Batının menfaatlerinin zarar görecek olmasını bilmeleridir

Konuşma dua ile sonlandırıldı.

Cumartesi, 23 Recep 1440 H – 30 Mart 2019 M

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Mübarek Toprak Filistin Delegasyonu

Devamını oku...

Abdürrauf El Amiri’nin Yargılanmaya Başlanması

15 Nisan 2019 Pazartesi günü Hizb ut Tahrir / Tunus Vilayeti Siyasi Büro Başkanı Abdürrauf El Amiri’nin Askeri Mahkeme’deki yargılanmasına başlanacak. Yargılanmaya konu teşkil eden basın açıklamaları şunlardır:

- 27 Mayıs 2016 tarihli şu başlıklı basın açıklaması Siyonistler Filistinli Müslümanları Katlederken Mescidi Aksayı da Yahudileştiriyorlar, DevrimciTunus Hükümeti de Her Yıl Yahudi Hacıları Korumak ve Haclarını Kolaylaştırmak İçin Ordu ve Subayları Seferber Ediyor

- 11 Mayıs 2017 tarihli şu başlıklı basın açıklaması El-Baci Kaid es-Sebsi Hükümeti, Adları Yolsuzluğa Karışan Yönetici ve İşadamları Hakkında Af Yasası Çıkarıyor!

- 13 Temmuz 2017 tarihli şu başlıklı basın açıklaması Sömürgecilerin Çıkarlarını Korumak için Çıkarılan Yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

- 18 Temmuz 2017 tarihli şu başlıklı basın açıklaması Normalleşme Cürmüne Sessiz Kalan Askeri Mahkeme, Yahudi Varlığı İle Normalleşme Politikasını Kınayıcı Açıklamasından Ötürü Hizb-ut Tahriri Yargılıyor

- 13 Ekim 2017 tarihli şu başlıklı basın açıklaması Rejim Çocuklarımızı Öldürüyor

Yöneltilen suçlamalara gelince, “askerlikten nefret etmeye teşvik etmek, askerlerin morallerini çökertmek ve Genelkurmay Başkanlığının eylemlerini eleştirmek

Bilindiği üzere yargılanmanın nedeni olan basın açıklamaları, Tunus hükümetinin işlediği suçları deşifre eden bildirilerdir. Bazıları onlarca Tunuslunun ölümüyle, bazıları Tunuslu askerler ve subayların sömürgeci ülkeler ve şirketlerinin çıkarlarını korumaya tahsis edilmesiyle bazıları askerler ve subayların Batı Gerba’da Siyonist hacıların güvenliğini sağlayan “askerlere” dönüştürülmesiyle ilgiliydi.

Yönetim, neden 3 yıl sonra tam da bu günlerde Hizbe karşı bu dosyaları raftan indirmiştir? Bu, seçimler öncesinde denizaşırı efendilerine bir kurban olarak sunulan bir hesabın açığa çıkması mı? Yoksa (seçimlerdeki zaferi nedeniyle) “Netanyahu’ya” gönderilen gizli bir sevgi mesajı mı?

Sonuç olarak biz, davayı izlemek üzere onurlu gazetecilere bir çağrıda bulunuyoruz. Bu dava Hizb-ut Tahrir davası değildir (zira parti ve gençleri haksız davalara alışıktır), aksine ülkenin güvenliği ve egemenliği davasıdır. Sömürülen bir ülkenin kurtuluş davasıdır.

Devamını oku...

Rejimin Kökünün Kazınması, Anayasasını, Yasalarını, Kurumlarını, Sembollerini Ortadan Kaldırmakla Olur

Trajikomik bir tiyatro ile Devlet Başkanı Birinci Yardımcısı ve Savunma Bakanı Avad bin Avf, rejimin kökünün kazındığını ve tutuklanmasının ardından El Beşir’in güvenli bir yerde tutulduğunu söyledi. Askeri konseyin başına geçen Avf, General Kemal Abdul Maruf dışında askeri konseyin üyelerini açıklamadı. Kemal Abdul Maruf askeri konsey başkan yardımcısı için yemin etti. Öncesinde Bin Avf yemin etmişti. Avad bin Avf, 11 Nisan 2019 Perşembe günü devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, 2005 geçici anayasasının askıya alındığını, üç ay boyunca OHAL ve 1 aylığına 22.00-04.00 arası sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.

Devrimciler, bunun bir tiyatro, yanıltma ve rejimin devrilmesi taleplerini çevreleme olduğunun bilincindeler. Bu yüzden sokağa çıkma yasağına açıkça meydan okuyarak Genelkurmay Başkanlığı karargâhı önünde oturma eylemlerine devam edeceklerini açıkladılar. Şimdiye kadar da oturma eylemlerini sürdürüyorlar. Bin Avf dâhil olmak üzere tüm sembolleri ile rejimin gitmesi taleplerinde ısrarcılar.

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz, bu devrimi Mısır, Tunus ve Yemen’deki yozlaşmış bozguncu eski rejimleri yeniden tedavüle sokan devrim hırsızlarından korumak için şunların yapılması gerektiğini vurguluyoruz:

Birincisi: Rejimin kökünün kazınması, anayasası, kanunları, kurumları ve kutsalları ihlal eden, kanlar akıtan ve insanların malını batıl yolla yiyen sembollerinin ortadan kaldırılmasıyla olur. Bu konuda anayasa yürürlükte olsun ya da olağanüstü hal askıya alınsın pek farksızdır. El Beşir’in güvenli bir yerde gözaltında tutulması, rejimin kökünün kazınması değildir, aksine bu yanıltmadır ve aynı yozlaşmış rejimin rotasyonudur.

İkincisi: Amaç, Allah'ın kusursuz Şeriatını uygulayan ve insanların işlerini İslam'ın hükümlerine göre güden adil bir sistemin kurulması olmalıdır. Bu ise ancak Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletinin kurulması ile olur.

Üçüncüsü: Sömürgeci kâfir ülkelere, özellikle yılanın başı ve mevcut rejimin hamisi olan Amerika’ya güvenilmemelidir. Çünkü ajanlarını yerleştirmek için bu trajikomik tiyatronun arkasında kesinlikle Amerika vardır. Sadece ve sadece Güçlü ve Metin olan Allah’a, sonra da bu ümmetin samimi evlatlarına güvenilmelidir.

Dördüncüsü: Sömürgeci kâfirler Amerika ve Avrupa ile ilişkili olmayan samimi bir liderlik etrafında toplanılmalıdır. Bunun yolu, halkına asla yalan söylemeyen öncü lider Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmaktır. Hizb-ut Tahrir, politik, ideolojik, bilinçli, güvenilir ve yüce İslam temelinde gerçek değişim yaratmak için ümmetle ve ümmet içinde çalışan bir liderliktir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allahın ve Rasûl’ünün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, Onun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]

Devamını oku...

Tebrik

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti, baskıcıların cezaevi ve hapishanesinden çıkan gençlerine sıcak tebriklerini sunuyor. Verilen üç yıllık hapis cezasını yattıktan sonra Hamza Beni İsa zalimlerin cezaevinden çıktı. Haksız yere zalimlerin hapishanesinde tutuklu bulunan Mühendis Mahmut Ceradat ve Muhammed Ebu El Hica da tahliye oldu.

Umarız Allah, hepsine bol bol sevap verir de kıyamet günü fedakârlıklarını amel terazilerine koyar.

Devamını oku...

Taziye

مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُوَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلاً

Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allaha verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir. Bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.[Ahzab 23]

Allah’ın kazası ve kaderine iman etmekle birlikte Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti, güzide gençlerinden birini vefatı üzerine taziye dileklerini sunar.

Üstat Muhammed Ahmed El Raştan - Ebu Halid

5 Şa’bân 1440 / 10 Nisan 2019 Çarşamba günü 82 yaşında hakkın rahmetine intikal etmiştir. Merhum, Hizb-ut Tahrir / Ürdün’ün ilk nesil gençlerindendi. Ümmetine düşkün dava eri için bir modeldi. Ömrünün ve hayatının büyük bölümünü Allah’ın yönetimini yeniden diriltmek ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletinde uygulamak için harcamıştır.

Allah, Ebu Halid’e merhamet etsin ve onu bağışlasın. Onu Firdevs cennetinde Nebiler, Sıddıklar, şehitler ve Salihler ile birlikte eylesin. Bunlar ne güzel dostturlar. Allah, bize ve ailesine sabır ve metanet ilham eylesin. Başımız sağ olsun.

Devamını oku...

Ey Devrimci Kadınlar! Devriminiz Bilinçli Olsun, İslam’dan Başka Bir Alternatifi Sakın Kabul Etmeyin

Toplumdaki egemen zulüm, kadınları da vurdu. Erkekler gibi kadınlar da zulüm ve yoksulluğa maruz kaldı. Üstelik zorlu geçim koşulları nedeniyle hem gün boyu çalışmak hem de ev işlerini görmek zorunda kaldılar. Böylece kadınlar adeta toplumun direkleri haline geldiler.

Ey mücadeleci kadınlar! İlk andan itibaren devrimde boy gösterdiniz, gösteriler yaptınız, devrimcilerin arkasında yer aldınız, zulme karşı çıktınız, devrimin hayırlı bir dayanağı oldunuz. Anneler, ciğerparesi ve can ciğer oğullarını desteklediler ve hatta sokaklardaki protestolara katılmaları için teşvikte bulundular. Şehit olduklarında ise sessizce ağıt yaktılar. Allah’a kavuşacağına iman eden oğulları için ağlamadılar. Ayrıca eşlerinin zulme karşı devrimlerini, rejimin devrilmesi talebiyle sokaklarda yaptıkları gösterileri de desteklediler. Devrim daha mahallelerde iken devrimcilere yiyecek ve içecek taşıdılar. Dahası pek çok kadın, güç ve cesaretiyle mahallelerin korunmasında yer aldı.

Ey devrimci kadınlar! Genelkurmay Başkanlığı karargâhı önündeki oturma eyleminde zorba ve despot rejimin devrilmesi talebiyle erkeklerin yanında yer aldınız. Hatta “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın var” söylemi, yapılan az bir değişiklikle (her başarılı devrimcinin arkasında devrimci bir kadın) söylemi haline getirildi.

Ey kahraman anneler ve kız kardeşler! Gayretlerinizi takdir ediyoruz ancak sendelemekte olan bu rejimin devrilmesinden sonra bir alternatif olmalıdır. Çözümün laiklik olması düşünülemez, çünkü yamalı yamasız laiklik, hastalığın kaynağı, belanın başıdır. Hizb ut Tahrir / Sudan Vilayeti Medya Bürosu Kadın Kolları olarak biz, akideniz menşeli köklü orijinal bir projeyi, İslam projesini sunuyoruz. Devlet, İslam’a göre yönetecek, âleme hidayet ve nur Risalet’i olarak taşıyacaktır. Bu proje, Allah’ın indirdikleriyle yönetimin yeniden dirilişidir. Bu projede İslam Devletinin vakası, biçimi, sistemleri, hayatın her alanın uygulanacak olan sistem ve hükümleri ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Ey Müslüman kadınlar! İslam, kadınları onurlandırdı, statülerini yüceltti, zulüm ve baskı zincirlerinden kurtardı. Zalim ve zorba laik kurtuluş hükümetinin uyguladıklarına rıza gösterilmemesini farz kıldı. Ayrıca kadınları ucuz bir emtia ve art niyetli hedeflerine erişmek için bir binek olarak gören laikliği reddetmelerini de farz kıldı.

İslam, şeri hükümler uyarınca hayatta kadınlara bazı roller belirlemiştir. Siyasi çalışma gibi bazı görevlerde kadın ile erkeğin yükümlülüğü eşittir. Siyasi çalışma, daveti taşımak, uğrunda eziyetlere katlanmak, iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak, İslami hayatı yeniden başlatmak, Allah’ın Kitabı Rasûlün Sünneti ile hükmeden Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafeti kurmak için İslam’a dayalı siyasi bir partide aktif olmak gibi bazı işleri kapsar. Ayrıca Mevla Azze ve Celle, İslam’ı iyi uygulamadığı takdirde yöneticinin muhasebe edilmesini kadın ve erkeğe ayrım yapmaksızın farz kıldı. Bununla ilgili deliller sayılamayacak kadar çoktur. Bu yüzden sizi dünya ve ahiretin iyiliğine davet ediyoruz. Daha hayırlı olanı daha aşağı olanla değiştirmeyin.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER